Artık her masada kitap var.
15 Mayıs 2008| Okutan, projenin kamu kurumlarında da uygulanması için çalışma başlatılması talimatı verdi. | ||||||||
|
||||||||
| Okutan, projenin kamu kurumlarında da uygulanması için çalışma başlatılması talimatı verdi. | ||||||||
|
||||||||
Mangal yaparken aniden Sinem’in ayağı takıldı ve düştü. Hemen Ambulans’a haber vermek istedilerse de Sinem buna karşı çıktı – kendisini iyi hissettiğini ve düşmesine sepeb olarak da ayakkabılarının yeni olduğunu gösterdi.
Biraz titrek ve solgun göründüğünden, arkadaşları üstünü başını temizlemeye yardımcı oldular ve önüne dolu bir tabak koydular, çünkü elindeki tabağı düşürmüştü. Sinem akşama kadar diğerleriyle birlikte eğlenmeye devam etti.
Eşi akşam olduğunda hepimizi arayıp Sinem’in hastaneye kaldırıldığını haber verdi.
Akşam saat 23:00’te Sinem vefat etmiş. Meğer Mangal yaparken Beyin Kanaması geçirmiş.
- Eğer herhangi biri bunun bir Beyin kanaması olduğunu anlasaydı Sinem bugün hayatta olurdu.
Lütfen ekteki yazıyı dikkatle okuyunuz:
Bir Nöroloji Uzmanı şöyle der: Önemli olan Beyin kanaması teşhisini koymak ve 3 saat içerisinde bunu tedavi ettirmek, ki bu hiç de kolay değil.
Beyin kanaması olduğunu anlamak için aşağıdaki dört adımı uygulamak gerekir:
Beyin kanaması semptonlarını anlamak çok zor olabilir. Fakat bu konuda bilgisiz olup beyin kanaması geçiren kişiye müdahale edilmezse, beyini çok ciddi zararlar görebilir.
Doktorlar, artık herkesin aşağıdaki 4 adımı uygulamakla, bunu kolayca anlayabileceğini söylemektedir.
Kişinin gülümsemesini istemek (eğer yapamazsa = Felç demektir)
Kişinin çok basit bir cümle söylemesini istemek (“Bugün çok güzel bir gün”) gibi.
Kişiden her iki kolunu birden kaldırmasını istemek.
Kişiden dilini dışarı çıkartmasını istemek. Eğer yamulmuşsa bu da felç geçirdiğine işarettir.
Eğer kişi bu dört adımdan birini yerine getiremiyorsa – “lütfen” derhal acil Servise haber veriniz ve Doktora telefonda durumu izah ediniz.
Ünlü bir Kardiyolog – “Eğer bu açıklama 10 kişiye ulaşırsa, emin olun ki en az birkişinin hayatı kurtulur” demiş.
herkes ilkyardım kursu görse Türkiye’de ne canlar kurtulur değil mi?
Başlık : benim hayalim kaval çalan öğretmenler
Yorum :
hani belki uçuk kaçık olacak ama bütün öğretmenler milli geleneksel çalgılarımızdan olan kaval çalmayı öğrenseler ve öğrencilerine stres alıcı etki yapsalar tenefüslerde koridorlarda nöbet tutarken mesela.
Yazan : Salih Zeki GÖKÇE
Bir lokma ağzımıza aldığımızdan itibaren midemize gidene kadar o lokma üzerinde ne kadar hakimiyet halindeyiz acaba. Çevremizdeki düzeni kurarken tümüyle biz mi organize ediyoruz ortamı? Kelimelerin söylenişi yönüyle de etraftaki düzenimizi kurarken de biz yapıyoruz diyoruz ama ne derece biz yapıyoruz. Lokma ağız içine girdiğinde bir sıvı salgılanıyor ki biz onda etken değiliz boğaza giriyor ve mide asidiyle midede paramparça olduğu ana kadar ki durumu ile biz artık hiç ama hiç etken değiliz artık. Çevremiz için de durum bundan geri değil. Tabii ki hayaller kuracağız. Zati hayallerimiz olduğu müddetçe yaşıyoruz demektir. Fakat hayallerimiz illa da tümüyle hayata geçecek diye bir şart da olmasa gerek. Zaten hayaller gerçekleşince hayal olmaktan çıkar. Hayallerimizin gerçekleşmesi çerçevesinde biz çok da kaderin rüzgarında savrulsak da çoğunluk itibariyle. Hayaller de giden geminin bir manada rotasını tayin ediyor besbelli.

Hayaller gerçekleşmemiş çekirdekler gibidir. Çekirdek toprağını bulunca fide olur, çiçek olur boy atar.